Omurilik ve Omurga Tümörleri

omurga tümörleri

Omurilik ve Omurga Tümörleri Teşhiş ve Tedavisi

Omurga tümörleri omuriliğin içerisinde veya omurga kemiklerinde oluşan büyümeye verilen addır. Bunlar kemik tümörleri olarak geçtiği için 2 gruba ayrılırlar. 1.si kemik hücrelerinden oluşan primer tümörler ve 2.si vücudun başka bir bölümünde oluşan metastaz yaparak omuriliğe sıçramış olan sekonder tümörlerdir. Omurga üzerinde duran metastazlar genelde akciğer, böbrek, prostat ve meme kanserlerinden kaynaklanmakta ve bu tip tümörlere primer tümörlerinden daha sık karşılaşılır.

Primer tümörler de iyi huylu ve kötü huylu olarak ikiye ayrılır. Omurga sinir sistemine bağlı olduğu için tümör iyi huylu olsa da omurgaya baskı yapabilmektedir. Bu baskılar da ciddi rahatsızlıklara yol açabilirler. Bu baskı şiddetli bir derecede bel ve sırt ağrısına neden olmaktadır. Omurga tümörleri primer ve sekonder sınıflandırmasının haricinde 3 diğer gruba daha ayrılır. Bunlar;

  1. Omurilik zarının dış tarafında olanlar (ekstradural): Ekstradural tümörlerin yaklaşık olarak %90’ını mestastatik tümörler oluşturur. Kanserlerin büyük bir kısmı omurgaya yayılmaktadır. Omurgaya yayılan tümörler yüzünden de hastaların çoğunda bacaklarda kuvvet kaybı yaşanır. Genelde 45-65 yaş grupları arasında daha çok görülmektedir. Ve bu tür tümörler erkeklerde, kadınlara oranla daha fazla görülür. Omurga üzerinde tümörün görüldüğü hastalarda geçmeyen hatta daha çok geceleri gelen ağrılar, halsizlik, büyük tuvaleti tutamama gibi bozukluklar olabilir.
  2. Omurilik zarı ve omurilik arasında yer alanlar (intradural ekstramedullar): İntradural ekstramedullar ise sinir kökleri, damarlar ve metastatik tümörlerden oluşur. Daha çok orta yaşlı ve ileri yaştaki kadınlarda görülür. Bu tür tümörlerde de yine baskıdan dolayı ağrı oluşmaktadır. Bunun dışında da duyu kayıpları ve kabızlık gibi semptomlar görülebilir.
  3. Omuriliğin iç kısmında olan tümörler (İntramedullar): Daha çok iyi huylu tümörler olarak görülür. Çocuklarda da olan bu tümörlerin semptomları ise güçsüzlük, beceriksizlik ve düşme atakları gibi şeyler olabilir. Aynı zamanda çocuklarda skolyaz adında omurgada meydana gelen bir eğrilik de meydana gelebilir.

Omurilik Tümörü nedir?

Bir omurilik tümörü, omurgayı çevreleyen anormal hücre kütlesidir. Bu hücreler, görünüşte normal hücreleri kontrol eden mekanizmalar tarafından kontrol edilmeden, kontrolsüz bir şekilde büyür ve çoğalır. Omurga tümörleri iyi huylu (kanserli olmayan) veya kötü huylu (kanserli) olabilir. Birincil tümörler omurga veya omurilikten kaynaklanır ve metastatik veya ikincil tümörler kanserin başka bir bölgeden omurgaya yayılmasından kaynaklanır.

Omurga tümörleri iki şekilde adlandırılır.

  1. Oluştukları omurganın bölgesine göre. Bu temel alanlar servikal , torasik , lomber ve sakrumdur .
  2. Omurga içindeki konumlarına göre.
  3. İntradural-ekstramedüller – Tümör, omuriliğin (dura) ince kaplamasının içinde, ancak gerçek omuriliğin dışında bulunur. Bu lokasyonda görülme sıklığı% 40’tır. Bu tip tümörlerin en yaygın olanı, omuriliğin araknoid zarında (meningiomlar) , omurilikten çıkan sinir köklerinde ( schwannomlar ve nörofibromlar ) veya omurilik tabanında ( filum terminale ependimomları ) gelişir . Menenjiyomlar genellikle iyi huylu olsa da çıkarılması zor olabilir ve tekrarlayabilir. Sinir kökü tümörleri de genellikle iyi huyludur, ancak nörofibromlar zamanla kötü huylu hale gelebilir. Ependimomlar Omuriliğin sonunda büyük olabilir ve o bölgedeki ince sinir yapılarının hassas yapısı, çıkarılmasını zorlaştırabilir.
  4. İntramedüller – Bu tümörler omuriliğin içinde büyür. Tipik olarak, omuriliğin interstitiumunda bulunan glial veya ependimal hücrelerden (bir tür glial hücre) türetilirler . Bu lokasyonda görülme sıklığı yaklaşık% 5’tir. Astrositomlar ve ependimomlar en yaygın iki tiptir. Astrositomlar daha çok torasik bölgede ve ardından servikal bölgede görülür. Ependimomlar en sık filumda (omuriliğin alt bölgesi) ve ardından servikal bölgede görülür. Genellikle iyi huyludurlar (kafa içi ile karşılaştırıldığında), ancak çıkarılması zor olabilir. İntramedüller lipomlar , en sık servikotorasik omurilikte yer alan nadir konjenital tümörlerdir.
  5. Ekstradural – Tümör, omuriliği çevreleyen ince kaplama olan duranın dışında bulunur. Yukarıdakilere karşı bu konumda görülme sıklığı yaklaşık% 55’tir. Bu lezyonlar tipik olarak metastatik kansere veya daha az yaygın olarak sinir köklerini örten hücrelerden türetilen schwannomalara atfedilir. Nadiren, bir ekstradural tümör , kısmen omurilik kanalının içinde ve kısmen dışında uzanarak, intervertebral foramina boyunca uzanır .

Kemikli omurga, kemik metastazı için en yaygın bölgedir . Tahminler, kanserli hastaların en az % 30’unun ve% 70 kadar yüksek bir kısmının kanserin omurgalarına yayıldığını gösteriyor. En yaygın primer omurga tümörü (kemikli omurgadan kaynaklanır) vertebral hemanjiyomlardır. Bunlar iyi huylu lezyonlardır ve nadiren ağrı gibi semptomlara neden olur.

Omurgaya yayılan yaygın birincil kanserler akciğer , meme ve prostattır . Akciğer kanseri erkeklerde kemiğe metastaz yapan en yaygın kanserdir ve meme kanseri kadınlarda en yaygın olanıdır. Omurgaya yayılan diğer kanserler arasında multipl miyelom, lenfoma , melanom ve sarkomun yanı sıra gastrointestinal sistem kanserleri , böbrek ve tiroid bulunur.. Birincil malignitenin hızlı teşhisi ve belirlenmesi genel tedavi için çok önemlidir. Primer kanserin doğası, lezyonların sayısı, uzaktaki iskelet dışı metastazların varlığı ve omurilik kompresyonunun varlığı ve / veya ciddiyeti dahil olmak üzere birçok faktör sonucu etkileyebilir.

Omurga Tümörleri Neden Oluşur?

Omurga tümörleri nedenleri tam olarak henüz bilinmemektedir. Fakat genetik faktörlerin omurga tümörünün oluşmasında bir etkisinin olduğu düşünülmektedir. Genetik faktörlerin yanı sıra radyasyona maruz kalmak, çevre organlardan yayılmış olan kanser hücreleri ve çeşitli virüslerinde tümörün oluşmasına katkıda bulunduğu düşünülüyor.

Omurga Tümörleri Belirtileri

Omurga tümörleri bulunduğu yerlere göre belirtilerin oluşmasında büyük rol oynar. Örneğin boyun bölgesinde tümör olan bir hastada karın ağrısı hiç görünmezken genelde tümörün boyuna baskı yapmasından dolayı boyunda şiddetli bir ağrıya sebep olur. Aynı zamanda bel bölgesinde yer alan tümör de de genelde sadece bacaklarda uyuşukluğa ve yürümekte zorlanmaya neden olur. Diğer belirtileri ise şöyledir;

  1. Özellikle geceleri gelen şiddetli sırt, boyun ve karın ağrıları
  2. Isıya karşı hassasiyet
  3. Çocuklarda olabilen skolyoz gibi omurgada meydana gelen eğrilik
  4. Kol ve bacaklarda uyuşukluk
  5. Dengede durmakta ve yürümekte zorluk
  6. Güçsüzleşmek
  7. Bağırsaklarda oluşan değişiklikler

Tümörün Teşhisinde Kullanılan Yöntemler

Öncelikle hastaların gösterdiği belirtiler ile ilk olarak nörolojik bir muayene yapılır. Muayene yapıldıktan sonra manyetik rezenons (MR) ve bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemleri ile tümörün varlığı öğrenilebilmektedir. Bazen de bu yöntemlere ek olarak direkt grafi, kemik sintigrafi ve BT de kullanılabilmektedir. Bu yöntemler ile teşhisten sonra omurilik tümörünün türünü ve nedenini öğrenmek için biyopsi yapılır.

Omurilik tümörünün boyutu, yeri ve tipinin belirlenmesinin akabinde tedavi yöntemlerine karar verilir. Omurga tümörleri tedavisi için genelde uygun görülen ve en çok kullanılan genel cerrahi yöntemleridir. Bunun haricinde zaman zaman da kemoterapi ve radyoterapi ile tedavide uygulanabilmektedir. Tümörün boyutuna ve sayısına göre bu tedavi yöntemlerinden birden fazlası yapılabilir. Tümör eğer çok büyük ise genel cerrahi tedavisinden önce küçültmek için kemoterapi ya da radyoterapi ile tümör küçültülür. Bundan sonra da genel cerrahi operasyon ile tamamen temizlenir.

Cerrahi Operasyon

Omurga tümörleri tedavisi için en çok kullanılan yöntem cerrahi operasyonlardır. Tıptaki gelişmeler sayesinde hastalara sadece küçük kesiler açılarak operasyon yapılır. Bu operasyonlarda amaç tümörün tamamen ya da kısmen çıkarılmasıdır. Operasyonlarda tümörün iyi huylu ya da kötü huylu olması ameliyat yapılmadan önce göz önünde bulundurulur. Genelde omurilik zarında veya içinde bulunan küçük iyi huylu tümörler sorunsuz bir şekilde tamamen çıkarılmaktadır. Fakat büyük ve kötü huylu tümörlerin çıkartılması ise zor bir operasyondur. Bazen bu tümörler tamamen çıkarılamaz ve bu operasyondan sonra ek olarak başka tedaviler de gerekebilir. Hastalara bazen implant da takılabilir.

Kemoterapi

Kemoterapi çoğunlukla kanser hastalarına cerrahi operasyonlardan önce ilaçla yapılan tedaviye denir. Neredeyse tüm kanserlerde kemoterapi tedavisi son derece önemli bir tedavi şeklidir. Omurilik tümörlü hastalarda ise bu yöntem ya cerrahi operasyonda tamamı çıkarılamamış tümörü küçültmek için kullanılır ya da tam tersi cerrahi operasyona girilmeden önce çok büyük, kötü huylu tümörün küçültülerek ameliyata hazırlanması için kullanılır.

Radyoterapi

Radyoterapi ışın tedavisi olarak da bilinir. Yine Omurilik tümörü tedavilerinde kullanılan yardımcı bir tedavi yöntemidir. Cerrahi operasyondan önce ya da sonra ışın tedavisi ile tümörler tedavi edilmektedir.

Omurga Tümörleri Tekrarlar mı?

Ameliyatlarda amaç tümörün tamamen alınmasıdır. Bu ameliyatlar iyi huylu ve küçük tümörlerde işe yararken büyük ve kötü huylularda işe yaramayabiliyor. Ve kitlenin bir kısmı çıkarılamıyor. Bu durumlarda ise kemoterapi ve radyoterapi gibi ek tedavilerle kalan kitlenin yok olması amaçlanmaktadır. Omurga tümörleri tedavisi büyük oranda işe yaramaktadır. Fakat her zaman tümörlerin tekrarlama riskleri vardır.

 
 

 

 

SIK SORULAN SORULAR

Özellikle geceleri gelen şiddetli sırt, boyun ve karın ağrıları Isıya karşı hassasiyet Çocuklarda olabilen skolyoz gibi omurgada meydana gelen eğrilik Kol ve bacaklarda uyuşukluk Dengede durmakta ve yürümekte zorluk Güçsüzleşmek Bağırsaklarda oluşan değişiklikler

Bu tömürler solunum ve kalp merkezine yakın ise ölüm olabilmektedir.

Oluştukları omurganın bölgesine göre. Bu temel alanlar servikal , torasik , lomber ve sakrumdur . Omurga içindeki konumlarına göre. İntradural-ekstramedüller – Tümör, omuriliğin (dura) ince kaplamasının içinde, ancak gerçek omuriliğin dışında bulunur. Bu lokasyonda görülme sıklığı% 40’tır. Bu tip tümörlerin en yaygın olanı, omuriliğin araknoid zarında (meningiomlar) , omurilikten çıkan sinir köklerinde ( schwannomlar ve nörofibromlar ) veya omurilik tabanında ( filum terminale ependimomları ) gelişir . Menenjiyomlar genellikle iyi huylu olsa da çıkarılması zor olabilir ve tekrarlayabilir. Sinir kökü tümörleri de genellikle iyi huyludur, ancak nörofibromlar zamanla kötü huylu hale gelebilir. Ependimomlar Omuriliğin sonunda büyük olabilir ve o bölgedeki ince sinir yapılarının hassas yapısı, çıkarılmasını zorlaştırabilir. İntramedüller – Bu tümörler omuriliğin içinde büyür. Tipik olarak, omuriliğin interstitiumunda bulunan glial veya ependimal hücrelerden (bir tür glial hücre) türetilirler . Bu lokasyonda görülme sıklığı yaklaşık% 5’tir. Astrositomlar ve ependimomlar en yaygın iki tiptir. Astrositomlar daha çok torasik bölgede ve ardından servikal bölgede görülür. Ependimomlar en sık filumda (omuriliğin alt bölgesi) ve ardından servikal bölgede görülür. Genellikle iyi huyludurlar (kafa içi ile karşılaştırıldığında), ancak çıkarılması zor olabilir. İntramedüller lipomlar , en sık servikotorasik omurilikte yer alan nadir konjenital tümörlerdir. Ekstradural – Tümör, omuriliği çevreleyen ince kaplama olan duranın dışında bulunur. Yukarıdakilere karşı bu konumda görülme sıklığı yaklaşık% 55’tir. Bu lezyonlar tipik olarak metastatik kansere veya daha az yaygın olarak sinir köklerini örten hücrelerden türetilen schwannomalara atfedilir. Nadiren, bir ekstradural tümör , kısmen omurilik kanalının içinde ve kısmen dışında uzanarak, intervertebral foramina boyunca uzanır .

Ağrı, bacaklarda güçsüzlükk uyuşma olması tümör belirtisi olabilmektedir. Ancak kesin tümördür anlamına gelmez. İleri tetkik ile değerlendirilmesi gerekmektedir.

1-Ağrı 2-Bacaklarda güçsüzlük 3-Bacaklarda uyuşma karıncalanma 4-Kas erimesi 5-yürüme güçlüğü 6-idrar ve büyük abdest kaçırma 7-omurgada kemik kırılması

Son Makaleler

Son Videolar

Sağlık Haberleri